Kısa cevap: Ağır ve kalıcı bir parça istiyorsanız ferforje/dövme demir, ince profilli ve dayanıklı bir görünüm arıyorsanız paslanmaz çelik, taşınabilirlik ve nem direnci öncelikliyse alüminyum tercih edin. Kendi evimde üçünü de denedim; metal konsol masa seçimi aslında "hangisi daha iyi" sorusundan çok, konsolu koyacağınız yerin trafiği, zemini ve üstüne koyacağınız yükle ilgili bir karar.
İlk konsolum ahşaptı ve giriş holünde iki yıl içinde ayaklarından gevşedi. Metal iskelete geçtikten sonra bu sorunu bir daha yaşamadım. Metalin en büyük avantajı, aynı taşıma kapasitesini çok daha ince profillerle sağlaması. Bu da dar giriş koridorlarında görsel olarak "hafif" duran ama üstüne rahatça ağır bir ayna yaslayabileceğiniz bir mobilya demek.
İkinci sebep, metalin ayna ile kurduğu ilişki. Konsolun üstüne astığınız duvar aynasının çerçevesiyle konsol ayaklarının aynı tonda olması, kompozisyonu tek parça gibi gösteriyor. Siyah dövme demir konsolun üstüne siyah çerçeveli yuvarlak ayna astığımda odanın toparlandığını fark etmiştim; malzeme uyumu, pahalı görünmenin en ucuz yolu.
Dövme veya profil demirden yapılan konsollar en ağır seçenek. 120 cm'lik demir bir konsolu tek başıma yerinden oynatamadım, iki kişi taşıdık. Bunu dezavantaj gibi anlatıyorum ama aslında istikrar demek: üstüne mermer tabla koyup vazolarla doldurduğumda hiç sallanmadı.
Demirin zayıf noktası korozyon. Fabrika çıkışı elektrostatik toz boya varsa iç mekânda sorun çıkmıyor; ama boya çizilirse çizik hattında paslanma başlıyor. Ben ayakların zeminle temas eden noktalarına keçe taktım, hem parkeyi korudu hem nemli paspas suyunun metale oturmasını engelledi. Banyo veya çok nemli bir kileri düşünüyorsanız demirden uzak durun.
Çelik konsollar bende "modern" kategorisinde. Özellikle 304 kalite paslanmaz çelikle yapılan ince kare profilli modeller, 2-3 cm kalınlıkta olmalarına rağmen şaşırtıcı derecede yük taşıyor. Cam tablalı bir çelik konsolu salonda kullanıyorum; camın altından zeminin görünmesi mekânı büyütüyor.
Dikkat edilmesi gereken nokta yüzey işlemi. Ayna parlaklığındaki krom yüzey çok gösterişli ama parmak izini anında gösteriyor; her hafta mikrofiber bezle silmeye üşenmeyeceğinizden emin olun. Fırçalanmış (saten) yüzey benim için daha yaşanabilir oldu, izleri gizliyor. Krom kaplama ile gerçek paslanmaz çeliği karıştırmayın: kaplama zamanla soyulabilir, gövdenin kendisi paslanmazsa böyle bir dert yok.
Alüminyum konsolu ilk aldığımda "bu kadar hafif bir şey sağlam olur mu" diye düşünmüştüm. Doğru profil kalınlığında sorun çıkmıyor, ama ince cidarlı ucuz modellerde yandan bastırınca esneme oluyor. Buna karşılık paslanmıyor, tek elle taşınıyor ve balkon ya da nemli banyo girişi gibi yerlerde uzun ömürlü.
Eloksal kaplamalı alüminyum yüzeyler bende çok temiz durdu. Ancak sert bir darbe aldığında çelik gibi geri yaylanmıyor, göçük kalıyor ve o göçüğü düzeltmek neredeyse imkânsız. Çocuklu evlerde koridorda oyuncak arabaların çarptığı bir noktaya alüminyum koymam.
| Kriter | Demir | Paslanmaz Çelik | Alüminyum |
|---|---|---|---|
| Dayanıklılık | Çok yüksek | Yüksek | Orta |
| Ağırlık | Ağır | Orta-ağır | Hafif |
| Nem direnci | Düşük (boyaya bağlı) | Yüksek | Çok yüksek |
| Profil inceliği | Kalın durur | Çok ince olabilir | İnce ama esneyebilir |
| Bakım | Çizik onarımı gerekir | Parmak izi silme | Neredeyse bakımsız |
| Fiyat aralığı | Orta | Yüksek | Orta-düşük |
| Tarz | Rustik, endüstriyel, klasik | Modern, minimal | Minimal, hafif |
Fabrika çıkışı plastik takozlar genelde yetersiz. Keçe ped veya silikon başlık takarsanız parke ve laminatta sorun yaşamazsınız. Ağır demir konsollarda geniş yüzeyli ped kullanın ki basınç tek noktaya binmesin.
Nemin yoğun olduğu yerlerde alüminyum veya paslanmaz